19 Mayıs 2015 Salı

sürüye katıl

Hanımlar beyler, sayın memeliler..

Fanzin başka, blog başka.. Bu blog güzel ve kalabalık olsun istiyoruz..

Yazacak bir şeylerin var mesela ve kendi kafana göre bir yer arıyorsun, kendine blog açmaya üşeniyorsun belki.. İşte o zaman bizim kapımız açık, gel burada yaz..

Belki başka yerlerde yazıyor / çiziyor olabilirsin, bu bizim için sorun değil, senin içinde değilse gel birlikte kanat çırpalım..

Arada bir bu blogda da yazmak istersen bir e-posta gönder, birbirimizden elektrik alırsak inşaat işine girelim, çok iyi para dönüyor inşaatta..

Sürü dediğimiz yarasa sürüsü elbette koyun sürüsü değil.. Dolayısıyla baktınız olmuyor sürüden ayrılmak istiyorsunuz uçar gidersiniz efendim, siz bilirsiniz yani..

Çoban yok, sansür yok, herkes rahat olsun..

yarasafanzin@gmail.com


11 Mayıs 2015 Pazartesi

playlist | 02

Mart 2015 - part 1

***
1- Emre Akbay - mühür
2- Neyse - siyah
3- Selin Sümbültepe - renk vermez sana
4- Meksika'ya sevgilerle - seni seviyorum
5- Gaye Su Akyol - biliyorum
6- Can Gox - haydar haydar
7- Kalben - sadece
8- Ars Longa - gözyaşı şişesi
9- Rehber - ruh
10- Deniz Sipahi - son rüya (Tüzmen cover)
11- Depar - gözyaşlarım dinmez
12- Meli - aldandım
13- Melek - melek lekeli
14- Kesmeşeker - her şey sermaye için sevgilim

mısır

ayağım kayıyor.
yazdığım şeyleri insanlara yazı diye kalakalıyorum
bari şiir deseymişim
ne yazdığıma hiç mi hiç bakmadığımın kanıtı.

Ayaklarım ısınınca uyuyorum ben. Mayısa gelmişiz, ama iki üç saat sonra anca ısınıyor o yatağın içinde. Kendimle vakit geçirmeyi öğrendiğim zamanlardayım ve aynı satırda devam
etmekten
sıkılı
yo
rum

bakın şimdi sizden nefret ediyorum tam olarak şu an
metroda telefonun içine düşen ve her baktığımda hiç değişmeyen
o insan kalabalıklarından
ne farkınız var
telefonlarınızdan ve bilgisayarınızdan nefret ediyorum
size kendinizi ve günün yirmidört saat olduğunu unutturuyorlar
siz de bunu yiyorsunuz
siz biraz salaksınız lütfen kabul edin

dolmakalem birleşik mi yazılır ayrı mı
o gün o pantolonun üstüne o gömleği giymeseydin
ama kız zaten çirkindi bi şey olmaz
ben daha çirkinim ama biliyorum boşver

4 Mayıs 2015 Pazartesi

" Bahar gelmiş neyime" insanları

Hava o gün çok güzeldi. Oh mis gibiydi.  Mevsim bahardı.  Gerçi bahar kendini biraz kış sanmıyor değil.  Mevsiminde kendiyle bir sorunu vardı belki. Kahramanımızın bir kaç sağlık sorunu vardı.  Etrafından "aman ihmal etme, bizim komşunun oğlu gibi kanser falan çıkar bir tahlil yaptırmak gerek, şeker hastalığı belirtisi bu.. ay yaşında genç,  yazık vah!" Gibi uyarılara kayıtsız kalamayarak biraz oturmuş bir sistemden e-randevu almanın rahatlığıyla muayene oldu.

O kadar beklentiye girmiş,  kendini her şeye hazırlanmıştı fakat tahlilleri temiz çıktı.  Biraz beslenmesine dikkat etmesi gerekiyordu. Mutfaklara giremeyen fakat yurt dışına gönderilmesi ile gurur duyulan zeytinyağı tüketmeli,  beyaz et falan yemeliydi.

Hastahaneden çıkıp yürüdü doğa yürüyüşü yapmaya karar verdi. Patika Boyunca, ılık havayı teninde hissederken bir grup papatya gördü,  selam verdi yanlarına sokuldu.  Bir tanesini gözüne kestirip kökünden çekerken, papatya "göğsümden kalbimi kalbimi kalbimi söküyorsun" dese de, kahramanımız Hz. Süleyman'ın genlerinden eser miktarda almış olmalı ki; papatyacığın narin yakarışını duymadı.

Kahramanımız papatyayı kokladı.  Uzun süredir kendisini bu kadar duygusal hissetmemişti ki bu durum uzun sürmedi. Aklı yine atamalara,  sınavlara,  demokrasi-eşitlik kadın hakları ve malesef asgari ücrete gitmişti.. Aldı papatyayı eline bu yöneticiler ve muhalefet ve halk, bu ülkeyi "seviyor - sevmiyor, seviyor - sevmiyor.."

Depresif Polyanna

fotoğraf: lightlanaskywalker

1 Mayıs 2015 Cuma

Zihinsel Boşalmalar - 2

fotoğraf: Cliodne010
<<Kalbim hararet yaptı. İçtiğin sigaraya özendim bugün.
İliklerim, ruhum, zihnim ve içimdeki arsız şeytan öyle çok ''sen'' ile dolu ki, tek istediğim tadına bulanmış halde rüyasız bir uykuya dalabilmek...
Ve ben karmakarışık olurum bedenim zihnimin oyunlarına alet olmak arzusuyla kıvranmaya başladığında... Şimdi de sana doğru akmak arzusuyla kıvranıyorum işte...

Şimdiye kadar yaptıklarımız, ziyafetten önce ağzımıza birer damla bal çalmak gibiydi... Ciddiyim!
O yüzden gel! İçim dapdaracık, çünkü içimde boğucu bir şeyler var sen yokken... >> diye düşündü durup dururken... Oysa ki Adam uzaktaydı. Gelemezdi...

AmaçsızÇocukTribi